HABERLER
EKONOMİ
2026
Ocak
08
Piyasaya Makro Bakış-Prof.Dr. S.Burak Arzova: Mevsim etkisinden arındırana kadar manşet enflasyon harika
Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. S. Burak Arzova, enflasyon raporları arasındaki tahmin sapmalarına dikkat çekerek dezenflasyonun fiyat düşüşü anlamına gelmediğini vurguladı.
Prof. Dr. S. Burak Arzova Matriks Haber için kaleme aldığı makalesinde, TÜFE’nin Aralık ayında beklentilerin altında gelmesi ve yıllık enflasyonun yüzde 30,89 olarak gerçekleşmesini, fiyat baskılarında hız kesilse de sürecin kırılganlığını koruduğunun göstergesi olarak niteledi.
Arzova enflasyon ile ilgili değerlendirmesinde, TÜİK tarafından açıklanan Aralık ayı Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) yüzde 0,89 gelerek en iyimser beklentilerin bile altında gerçekleştiğini vurguladı ve böylece yıllık gerçekleşmenin yüzde 30,89 olduğunu kaydetti.
2025 yılının ilk enflasyon raporunun 7 Şubat 2025 tarihinde görüldüğünü hatırlatan Arzova, "Yılın ilk enflasyon raporunda Merkez Bankası; yıl sonu enflasyon tahminini 2025 yılı için yüzde 24 olarak güncellerken 2026 yılı için yüzde 12 olarak korumuştu. Merkez Bankamızın, enflasyonun 2027 yılında yüzde 8 oranına geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 hedefine ulaşarak istikrar kazanacağına ilişkin inancı çok yüksekti." dedi.
Arzova, 2024 yılının son enflasyon raporunda (2024-IV) yüzde 21 olarak tahmin edilen 2025 yıl sonu enflasyonunun, 2025 yılının ilk enflasyon raporunda (2025-I) yüzde 24'e revize edildiğini anımsattı ve "İki enflasyon raporu arasında geçen zaman ise sadece 91 gündü. 2025 yılının son günlerine geldiğimizde 2025 yıl sonu enflasyonu yaklaşık yüzde 31 olarak gerçekleşti. 2024 yılının son enflasyon raporunu dikkate aldığımızda gerçekleşen 2025 enflasyonunda yanılma payı yaklaşık yüzde 47,6. Bu bir köşede dursun." diyerek raporlar arasındaki farka işaret etti.
Dezenflasyon sürecinin devam ettiğinin altını çizen Burak Arzova, dezenflasyon süreci ile ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ancak şunu karıştırmamak lazım. Dezenflasyon; fiyatların artış hızının yavaşlaması anlamına gelirken, deflasyon fiyatların düşmesi demek. Özetle fiyatlar düşmüyor, tam tersine artmaya devam ediyor ancak artış hızı yavaşlıyor.
Üstelik manşet enflasyon rakamını bir kenara bıraktığımızda, mevsim etkisinden arındırılmış enflasyon verilerine göre Aralık 2025'te genel TÜFE yüzde 1,67 olarak gerçekleşti. Kasım ayında ise yüzde 1,49'du. Aralık ayında mevsim etkisinden arındırılmış TÜFE yükselmiş görünüyor.
Benzer şekilde mevsim etkisinden arındırılmış Özel TÜFE göstergelerinden B Endeksi (İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yüzde 1,96. 2025 yılının tamamında Mart 2025'te en düşük değer olarak yüzde 1,81 gelmiş. Yılın tamamında mevsim etkisinden arındırılmış B çekirdek endeksi ya yüzde 2'nin üzerinde ya da yüzde 2'ye çok yakın seviyede gerçekleşmiş. Burada da bir iyileşme yok açıkçası.
Dezenflasyon sürecinde olsak da 2025 yılının genelinde enflasyon temel sorunumuz olmaya devam etti. 2026'da dezenflasyon devam edecek ancak yıllık enflasyonun yüzde 20 ila yüzde 25 aralığına oturma ihtimali yüksek.
Burada enflasyonu kalıcı olarak kırmak adına başka bir politika setine geçmek zorunluluk olarak gözüküyor. Mevcut az destekli maliye politikası, enflasyon doğuran piyasa koşullarında yapılmayan reformlar ile devam etmek, aynı yerde patinaj çekmek anlamına gelecek.
Üstelik bu mücadele devam ederken en büyük desteğin ücretli kesimden zoraki olarak beklenmesi de ciddi bir gelir dağılımı ayrışması yaratıyor.
Enflasyonla mücadele adına ekonomi politikasının yeniden planlanması gerekiyor."
<
08.01.2026 tarihli tüm haberler için tıklayınız.
Kişisel Verilerin Korunması