A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı Baki Atılal, Matriks Haber'e yaptığı değerlendirmede Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) 150 baz puan indirim beklediklerini vurguladı.
Baki Atılal, haftalık değerlendirmesinde; faiz beklentilerindeki artışa işaret ederek, Borsa İstanbul'da bankacılık, otomotiv, gayrimenkul ve çimento sektörlerinin pozitif ayrışmaya devam edeceği tahmininde bulundu.
TCMB'den önceki hafta TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın YouTube yayınındaki konuşmasından 200 baz puan indirim beklentisi çıkaran piyasanın, ardından da "1'in altı enflasyon gelir mi?" beklentisini satın almasıyla BIST100 endeksinin 11.184 seviyesine kadar yükseldiğini belirten Atılal, makro verilerin de bu yükselişi destekler nitelikte olduğunu ifade etti.
Atılal, Türkiye ekonomisinin 3Ç25'te geçen yılın aynı dönemine göre %4,2 olan beklentilerin altında %3,7 büyüdüğünü, ancak mevsimsellikten arındırılmış çeyreklik hızın güçlü kalarak keskin yavaşlama beklentilerine meydan okuduğunu söyledi. Üçüncü çeyrekte %0,5 beklentisine karşın bir önceki çeyreğe göre %1,1 artış kaydedildiğine işaret eden Atılal, büyümenin öncelikli olarak özel tüketim ve yatırım faaliyetlerinden kaynaklandığını aktardı.
İTO enflasyon verisinin %1,19 geldiğini söyleyen Atılal, bunun nedenlerini "gıda enflasyonunda hem aylık hem yıllık bazda yavaşlama, lokanta-otel grubunda temponun düşmesi ve giyim segmentinde öne çekilmiş görülen düşüş" olarak sıraladı.
Enflasyonist baskıların hafiflemesinin Kasım ayında Türk imalat sektörüne olumlu yansıdığına dikkati çeken Atılal, Ekim'de 46,5 olan manşet İstanbul Sanayi Odası imalat PMI'ın Kasım ayında 48,0'e yükselerek son dokuz ayın zirvesine çıktığını, Ekim ayında üretimini artırabilen hiçbir sektör yokken Kasım'da üç sektörün yeniden büyümeye geçtiğini ifade etti.
Atılal, bankalar ile finansman şirketlerinin yurt dışından sağladığı bir yıldan uzun vadeli yabancı para yükümlülüklerine uygulanan %0 zorunlu karşılık imkânının yıl sonunda sona ereceğini, bunun bankaları TL'ye yönlendirirken kıymetli maden hesaplarına getirilen ek zorunlu karşılık maliyetlerinin de TL mevduatını cazip kıldığını vurguladı. Baki Atılal, zorunlu karşılıklardaki düşüşün likidite maliyetini azaltarak krediye erişimi artırabileceğini; fonlama maliyetinin düşmesinin ise ticari kredilerde faizlerin azalmasına yardımcı olabileceğini belirtti.
Merakla beklenen Kasım ayı TÜFE'sinin, konsensüs tahmininin ve kendi %1,3'lük tahminlerinin altında kalarak aylık %0,87 gerçekleştiğini vurgulayan Atılal, bu durumun esas olarak işlenmemiş gıda ve bazı gıda dışı gruplardan kaynaklandığını, yıllık enflasyonun ise %32,9'dan %31,1'e gerilediğine dikkati çekti. Mal grubu enflasyonunun yıllık %25,2'ye gerilediğini, çekirdek mal grubu enflasyonunun yıllık %18,6'ya yükseldiğini ve hizmet enflasyonunun hafif gerileyerek %44,2 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Bu görünümün hâlâ yüksek seyrin ve atalete işaret ettiğini dile getiren Atılal, "Verilerin ardından piyasa 200 baz puanlık beklentisini yine 100-150 baz puan bandına çekti. BIST'teki yükseliş %1'de kaldı. Bankacılık, otomotiv, GYO ve çimento sektörlerinin bu gelişmelerden olumsuz etkilendi; gıda tarafı ise enflasyondan hoşlanmayarak sert satışlarla karşılaştı. Havacılık sektörü fiyat istikrarı sağlayamadığı için endekse olumsuz katkı yaptı." diye konuştu.
Atılal, verilerin ardından yıl sonu enflasyon tahminlerini %31,04'e düşürdüklerini, 2026 sonu projeksiyonlarının ise %24,7 seviyesinde olduğunu açıkladı. Gelecek hafta yapılacak TCMB toplantısına ilişkin 100 baz puanlık indirim beklentilerini ise 150 baz puana çıkardıklarını ifade etti.
Yurt dışı piyasalara ilişkin değerlendirmesinde Atılal, ABD'de işsizlik başvurularının geçen hafta 191 bin seviyesine gerileyerek üç yıldan uzun sürenin en düşük düzeyine indiğini; 220 binlik tahminin oldukça altında kaldığını söyledi. ADP verilerinin, özel sektör istihdamının Kasım ayında 32 bin kişi azalarak iki buçuk yıldan uzun süredir görülen en keskin düşüşü kaydettiğini ortaya koyduğunu belirtti. ISM hizmet endeksinin 52,6'ya yükselerek son dokuz ayın en yüksek seviyesine çıktığını aktaran Atılal, Fed fon vadeli işlemlerinde önümüzdeki hafta yapılacak FOMC toplantısından 25 baz puanlık indirim olasılığının %90'a yükseldiğini, bunun birkaç hafta önce %30 seviyesinde olduğunu hatırlattı. Bu kararın Fed için şimdiye kadarki en tartışmalı kararlardan biri olabileceği, oy hakkına sahip 12 üyeden beşinin faizlerin daha fazla düşürülmesine karşı olduklarını kamuoyuna açıkladığını söyledi.
Asya ve Euro Bölgesi gelişmeleri ile petrol ve altın fiyatlarında izlenen seyre de değinen Atılal, şu şekilde konuştu:
"Asya kısmında; Japonya'da hane halkı harcamaları, Cuma günü açıklanan hükümet verilerine göre Ekim ayında beklenmedik şekilde yaklaşık iki yılın en hızlı düşüşünü kaydetti. Bu durum, Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) bu ay faiz artırımına hazırlanmasıyla birlikte ekonomik görünüm konusunda endişelere yol açtı. Japonya'nın 10 yıllık devlet tahvillerinin getirisi bu sabah yüzde 1,94'e ulaşarak 2007 ortasından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Dolar %0,3 düşüşle 154,61 yene geriledi ve 10 aylık zirve seviyesi olan 157,9'dan oldukça uzak kaldı.
Euro Bölgesi'nde yıllık çekirdek enflasyon oranı, gıda, enerji ve tütün fiyatlarını içermeyen, Kasım 2025'te üst üste üçüncü ay %2,4 seviyesinde gerçekleşti. ECB Yönetim Konseyi üyelerinin artan retoriğiyle uyumlu bir şekilde, merkez bankasının mevcut makroekonomik arka plan altında daha fazla faiz indirimi yapma olasılığının düşük olduğu belirtildi.
Petrol fiyatları, Ukrayna'nın Hazar Boru Hattı Konsorsiyumunun Karadeniz yükleme tesisine düzenlediği insansız hava aracı saldırısının ardından Kazakistan petrol sevkiyatlarının düşmesi, ABD-Venezuela gerginliğinin tırmanması ve Moskova'daki barış görüşmelerinin durmasıyla desteklenmeye devam ediyor. Piyasa, düşük Rusya ihracatının etkisini ve talep tarafındaki bazı olumlu haberleri değerlendiriyor ve Fed'in olası faiz indirimi konuşuluyor. Bu sabah ise fiyatlarda hafif gerileme var. Brent ham petrolü, %0,2 düşüşle varil başına 63,12 dolardayken ABD Batı Teksas Arama (WTI) petrolü ise varil başına 59,49 dolara geriledi, ancak haftalık yaklaşık %1,6'lık bir artış yaşandı.
Altında ise yatırımcılar, Fed'den faiz indirim beklentilerinin artmasıyla yeniden 4.200 dolar civarı seviyelere otururken haftalık bazda %0,5 düşüş bekleniyor. Gümüş de çarşamba günü 58,98 dolarlık rekor seviyenin ardından ons başına %0,5 artışla 57,40 dolara çıktı ve haftalık kazanç yolunda, paladyum %0,9 artışla 1.461 dolardan işlem gördü ancak haftayı yükselişle kapatmaya hazır görünüyor. Platin %0,4 düşüşle 1.640 dolara geriledi ve haftalık kayıp yaşamaya hazırlanıyor."
A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı Atılal, yeni haftanın başlıklarına ilişkin değerlendirmesinde, küresel piyasaların ana gündeminin 9-10 Aralık'taki Fed toplantısı olduğunu; ABD üretici fiyatları, Euro Bölgesi enflasyon verileri ve Çin'in açıklayacağı tüketici ve üretici fiyat endeksi rakamlarının küresel büyüme ve enflasyon görünümü açısından yön belirleyici olacağını ifade etti.
Fed sonrası açıklanacak ABD verilerinin volatiliteyi artırabileceğini; Euro Bölgesi verilerinin ECB'nin kısa vadeli politika patikası için önemli sinyaller vereceğini belirtti.
Çin'den gelecek fiyat göstergelerinin ise emtia piyasası ve gelişen ülke varlıkları üzerinde etkili olabileceğini söyleyen Atılal, Avustralya, Kanada ve İsviçre merkez bankalarının politika kararlarının küresel risk iştahı, carry trade akımları ve para birimlerinde kısa vadeli hareketlere yol açabileceğini ifade etti.
Atılal, Türkiye tarafında ise 11 Aralık'taki TCMB PPK toplantısının kritik olacağını; sanayi üretimi, cari işlemler ve piyasa katılımcıları anketinin diğer önemli başlıklar arasında yer aldığı yorumunu paylaştı.